Güncel/Daily

Bir Damla İyilik

Spread the love

Dünya her geçen gün biraz daha gürültülü bir yer hâline geliyor. Büyük şehirlerin bitmek bilmeyen kalabalığı, insanların durmaksızın bir yerden bir yere savrulduğu o koşuşturma içinde ne trafikte ne sokaklarda ne de parklarda aradığımız huzuru bulabiliyoruz. Sanki adı bile bize yabancı, varlığını hiç tanımadığımız bir duygu gibi. Gürültü yalnızca dışımızda değil; içimizde de büyüyor. Ve bu karmaşanın ortasında unuttuğumuz büyük bir şey var: İyilik.

Bir tebessüm, bir selam, birine uzanan yardım eli… Belki de huzur sandığımız kadar uzak değil; birbirimize gösterdiğimiz inceliklerde, insanlığın en sade ve en gerçek hâlinde saklı. Ama hız çağında yaşıyoruz. Durmak neredeyse kusur, yavaşlamak zayıflık sayılıyor. Herkes bir yerlere yetişme derdinde; çoğu zaman nereye gittiğini bilmeden.

Rekabetin ve yarışın çoğaldığı bu dünyada iyilik sessizleşti. Göz önünde olmadığı için değersiz sanıldı. Nezaket ise eski bir kelime gibi raflara kaldırıldı. Oysa bir zamanlar bu davranışlar erdem sayılırdı; dünyayı biraz yumuşatan, insanın içindeki keskinlikleri törpüleyen bir hatırlatmaydı. Parayla pulla ölçülmezdi; insan, kendini bütünüyle davranışlarıyla anlatırdı. Bugün ise kabalık özgüven, bağırıp çağırmak sıradan bir iletişim biçimi gibi sunuluyor. Kayıtsızlık arttıkça, insanlar kendi hayatlarının dar çemberinde dönmekten başka bir şey düşünmez hâle geliyor. Herkes kaptan, ama kimse aynı denizde yol aldığını hatırlamıyor. Böylece ortak değerlerimiz sessizce sulara karışıyor.

Belki de bu kayboluşun temelinde, giderek normalleşen bir bencillik yatıyor. “Önce ben” demek bir savunma refleksi gibi meşrulaştırılıyor. Başkasının yükü ağır, derdi gereksiz, hikâyesi fazla geliyor. Paylaşmak zayıflık, empati zaman kaybı sayılıyor. İnsanlar çoğaldıkça bağlar azalıyor; kalabalıkların ortasında yalnızlık büyüyor. Kendi kabuğuna çekilen her birey, farkında olmadan ortak insanlık zemininden biraz daha uzaklaşıyor.

Nitekim bütün suçu dışarıya yüklemek de kolay. “İnsanlar değişti, dünya kötüye gidiyor, kimse kimseyi düşünmüyor…” Bu cümleler dillerden düşmüyor. Peki gündelik alışkanlıklarımıza baktığımızda, bu tablonun bir parçası olmadığımızı gerçekten söyleyebilir miyiz? Görmezden geldiğimiz her durumda, sustuğumuz her haksızlıkta, aceleyle kırdığımız her kalpte bizim de payımız yok mu? İnsan bazen başkasında gördüğü hoyratlığı kendinde aramaya cesaret edemiyor. Oysa gerçek yüzleşme tam da orada başlıyor.

Belki de mesele, iyiliği hep büyük bir kahramanlık gibi görmemizde gizli. Oysa iyilik çoğu zaman küçük görülen ama büyük şeyler de var eder kendini. Dinlemekte, sabretmekte, geri adım atmakta; bazen de haklı olmaktan vazgeçebilmekte. Karşımızdakine var olabilmesi için alan açmak, acele etmeden kalabilmek… Bu kadar yalın, bu kadar sıradan ve tam da bu yüzden bu kadar kıymetli.

Hayatın anlamını arayıp durduğumuz zamanlar, aslında burada misafir olduğumuzu hatırladığımızda başlıyor her şey. Kırmadan, incitmeden, nefsimizi dizginleyerek yürümeyi öğrenmek kolay değil; ama mümkün. Koşuşturmanın ve rekabetin hüküm sürdüğü bu çağda bunu hatırlamak zorlaşsa bile, insan kalmanın başka bir yolu yok.

Gerçek değişim büyük sözlerle, yüksek seslerle gelmiyor. Tek bir insanın, bir başka insanla kurduğu sade bir bağla başlıyor. Birinin gününe biraz aydınlık katmak, iyi davranmak, bir anlık nefes olmak… Karanfil elden ele misali. Bu küçük jestler zamanla birikiyor, yayılıyor ve bir kişiyi değil, bir toplumu dönüştürüyor. Büyüyen yalnızca iyilik olmuyor; insanın kendine duyduğu saygı da artıyor.

Belki de dünyayı kurtarmaya soyunmamız gerekmiyor. Yapmamız gereken, kendi kalbimizi onarmakla işe başlamak. Gürültünün ortasında sesimizi iyilikten yana yükselterek var olabilmek, hızın içinde durabilmek, öfkenin karşısında nezaketi seçebilmek. Çünkü iyilik bulaşıcıdır. Bir kez başladığında sınır tanımaz. Ve biz bunu seçtiğimiz sürece, gürültü geçer, ama insana dokunan her şey kalır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.